Heyecan başlıyor! 

Emniyet amiri Tera Thompson’ın yüzü telefonu kapatırken bembeyaz kesilmişti. Göreve geldiği günden bu yana kendisini hiç bu kadar çıkmazda hissetmemişti. Meslek hayatı boyunca yetiştirdiği parlak dedektiflerden oluşan takımlar ile onca suç ve sosyopat görmüştü ama karşılaştığı en azılı suçlunun kendi birimi içinden çıkan bir köstebek olması... Bunu aklı almıyordu. Önce bu köstebek kim, onu bulmaları şarttı!

Tam 564 masum insan. Hiçbir şeyden habersiz Amerika’nın en güvenli ve hızlı treni olarak lanse edilen SPEEDMAX Express’te sevdiklerine ulaşmak için dakikaları sayarken, makinist trenin kontrolünü tamamen kaybetmişti. Rayların üzerinde süzülen 72 tonluk treni güvenli ve hızlı olmaktan ziyade demir yığınından bir mezar olarak adlandırmak kulağa korkunç gelse de -kontrolü yeniden sağlanamazsa- gerçeğin ta kendisiydi.

Teğmen Tera Thompson tekrar ahizeyi kaldırdı. Karşıdan duyulan yorgun sesin sahibi dedektif Rick Catello’ydu.

  • Yeni bir gelişme var mı Castello? 

Rick Castello:

  • Evet amirim. Elimize yeni bir not ulaştı. Kendisine ‘Karga’ diyen bir ruh hastasıyla karşı karşıyayız. Bizi bir oyunun içine çekmeye çalışıyor, oyununa dahil olmaktan başka bir çözüm de bulamadık. Eğer gönderdiği şifreleri zamanında çözmeyi başarırsak, trenin kontrolünü tekrar makiniste bırakacağını söylüyor. Aksi halde...

Uzun süren bir sessizlik oldu. İlk silkelenen ve kelimeleri toparlamayı başaran Teğmen Tera Thompson oldu:

  • Ne yaparsanız yapın o masum insanları  kurtarın dedektif! Size güveniyorum...Tüm gelişmelerden haberdar olmak istiyorum.